Her süper kahraman bir rastlantı sonucu gücünün farkına varır. Tayfun, henüz 6 yaşındayken, sokak ortasındaki bir taşa öylesine vurdu. Taş, bir kurşun gibi, karşıdan gelen otobüsün camını patlattı. Patlayan cam sorun değildi, sorun şoförün direksiyon hakimiyetini kaybedip, denize uçmasıyla başladı. Tayfun, henüz 6 yaşındaydı ve her çocuk gibi olanlara bir anlam veremedi. Otobüsün içinden 14 cansız beden çıkartıldı. Otobüs, karadenizin soğuk sularında hala durmaktadır.Henüz 6 yaşındaki Tayfun için yaşananlar bir masaldan farksızdı. Tayfun'u tutuklanmasın diye o gece kaçırdılar. Sabah olduğunda, uçsuz bucaksız Tatar bozkırını gördü karşısında. Tam beş yıl boyunca, bir çadırda yaşadı. Tam beş yıl boyunca, devasa düzlüklerde sertçe vuruşlar denedi, her geçen gün daha uzağa, daha sert vuruyordu. Tayfun'u Trabzon'dan kaçırıp, Tatar düzlüklerinde eğiten kişinin kimliği belirsiz. Tayfun, onu sadece kolunda taşıdığı kartalı ile hatırlıyor.
Tayfun bir gece apar topar uyandırıldı. Beş yıl önce kaçtığı topraklara dönüyordu. Kimliği eline alıp, ismini yüksek sesle okudu: HAMİ MANDIRALI.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder